ADAÇAYI: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.
AHUDUDU: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
ANASON: Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA: Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AVOKADO: Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.
AYRIKOTU: İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
AYVA: İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
BADEM: Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
BAKLA: İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
BEZELYE: Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.
BİBER: Mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler.
BROKOLİ: Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUĞDAY: Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
CEVİZ AĞACI: Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır.
ÇAMFISTIĞI: Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.
ÇEMEN: Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.
ÇİLEK: Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor.
ÇÖREKOTU: İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
DEFNE: Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.
DENİZ KADAYIFI: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.
DEVEDİKENİ: Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.
DOMATES: Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.
DUT: Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.
EBEGÜMECİ: Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
ELMA: Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.
ENGİNAR: Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.
FESLEĞEN: Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.
FINDIK: Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar.
GELİNCİK: Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.
GREYFURT: C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.
HATMİ: Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.
HAVUÇ: Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir.
ISIRGAN: Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
ISPANAK: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.
İNCİR: Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir. Glikoz ihtiyacınızı doğal yoldan karşılar.
KEKİK: Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır.
KINAKINA: Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. İştah açar. Cilt kaşıntılarında faydalıdır.
KİVİ: Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
KUŞBURNU: Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.
LAHANA: Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.
MAYDANOZ: Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.
MELEKOTU: Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.
MISIR: Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.
MUZ: Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler. Adet sancılarını gidermeye birebirdir.
NAR: Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.
NOHUT: Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.
ÖKSEOTU: Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.
PATATES: Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir.
PIRASA: İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
PORTAKAL: Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor.
SALATALIK: Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır.
SALEP: Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır.
SOĞAN VE SARMISAK: Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor.
SOYA: Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
TON BALIĞI: Çok yağlı olmasına rağmen Omega-3 adlı önemli bir yağ asiti içerir. Bu madde, yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı ve şiddetli migren ağrılarına iyi gelir. Ayrıca cilt kuruluğunu ve egzamayı tedavi eder. Ancak taze olarak yenmelidir. Konserve olarak satılan ton balığı yüksek D vitaminin içermekle birlikte Omega-3 yağ asitinden yoksundur.
TURP: Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.
ÜZÜM: Üzümde bilinen 20 antioksidant var, siyah üzüm ise yeşil üzümden fazlasını içeriyor. Kan yapar, kanı temizler. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Besleyicidir.
VİŞNE: İshali keser. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir.
YOĞURT: Vücudun çeşitli organlarında bulunan bakterilerden bağırsakta barınanları, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından önemlidir. Bu bakteriler, enfeksiyonların ve bulaşıcı bir hastalık geçirirken almak zorunda kaldığımız antibiyotiklerin saldırısına uğrayabilir. Bu da sindirim sistemini harap eder. Yoğurt bu sorunu çözer, azalan bakteri miktarını normal seviyesine getirir ve enfeksiyonları hem önler, hem de onlarla mücadele eder. Bağışıklık sistemini de canlandırır. Kalsiyum oranı sütten fazla olan yoğurdun, protein oranı süte eşittir.
YULAF: Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır.
YERALMASI: Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir.
Dengeli yüz hatlarını belirli bir formülle hesapladığında, hep aynı sonuca varılıyor: 0,618 rakamına... Rakam 0,618. Oldukça küçük. Ama İsviçreli estetik cerrah Michel Pfulg’a göre gerçek güzelliğin sırrı da zaten bu kadar küçük. Aslında bu rakamı keşfeden Pfulg değil. Rönesans’ın en önemli sanatçısı Leonardo da Vinci’den beri biliniyor. Üstelik "Da Vinci Şifresi"nin yazarı Dan Brown’un kitapta yazdıklarının aksine gizli kalmış bir yanı da yok.
Michel Pfulg’a göre, güzellik kavramının tamamen kendi kuralları bulunuyor ve bunu, ''Güzel insanlar, yüz ve vücut ölçüleri belirli oranlarda bir arada bulundukları için güzeldirler'' diye açıklıyor. Leonardo da Vinci, bu kodu ilk kez bir kitabın illüstrasyonu için insan vücudunun proporsiyonlarını birbirinden ayırdığında kırdı. Peki, Leonardo da Vinci tam olarak ne buldu dersiniz: Simetrik güzelliğin anahtarını. Tam olarak dengeli yüz hatlarını belirli bir formülle hesapladığında, hep aynı sonuca varılıyor: 0.618 rakamına.
Vücut için de geçerli
Örneğin, Mona Lisa’nın yüzünde aritmetik olarak 0.618 proporsiyonlarma ulaşılıyor. Sienna Miller, Kate Moss ve Laetitia Casta gibi günümüzün güzellik idolleri de 0.618 rakamına oldukça yakınlar. Bir kadın Michel Pflug’un Montreux’deki güzellik kliniğine geldiğinde ve Claudia Schiffer’in hokka gibi burnuna sahip olmak istediğini söylediğinde doktor ona şüpheyle yaklaşıyor. Çünkü en güzel burun bile proporsiyonları uymadığında hastayı çirkin gösterebilir. Bu yüzden Pfulg ilk olarak yüzü Da Vinci prensibine göre ölçülendiriyor. Böylelikle hastadaki dengesizlikleri ortaya çıkarmış oluyor.
Belki de hastanın alın bölgesi dar olduğundan dolayı burnu olduğundan daha büyük görünüyor. Ve bir burun operasyonu yerine sadece bir yüz lifting’ine ihtiyaç duyuyor. Bir şaşırtıcı sonuç daha: Güzellik formülü vücut için de geçerli. Başla göbek arasındaki mesafe ölçüldüğünde ve çıkan sonuç göbekten topuğa kadarki mesafeye dağıtıldığında yine karşımıza 0.618 rakamı çıkıyor.
Aynı ideal rakam
Bir araştırmada, farklı ülkelerden ve yaş gruplarından yüzlerce erkeğe, hangi kadınları çekici buldukları soruldu ve hep aynı cevapla karşılaşıldı. Hepsi de bel ve kalça ölçülerinin orantılı olduğu kadınları tarif ettiler. Yani bel çevresi kalça çevresine bölündüğünde yine aynı ideal rakama ulaşıldı: 0.618’e. En azından 0.6 ve 0.7 arasındaki bir rakama. Üstelik bu güzellik formülü Claudia Schiffer ve Marilyn Monroe’nun yanı sıra Barbie bebeklerde de geçerli.
Kendinizi test edin
Yüzünüzün önden göründüğü bir fotoğrafınızı bulun. Bir cetvel yardımıyla oluşturacağınız 4 yatay çizgiyle - bu çizgiler alındaki saç kökünüzden, kaşların başladığı yerden, burnun alt kısmından ve çene ucundan geçmeli - yüzünüzü üç kesite ayırın. İdeal olarak, bu üç kesit aynı uzunlukta olmalı. Ayrıca burnun alt kısmından kapalı haldeki dudakların orta bölümüne kadar olan uzaklık, burnun alt kısmından çene ucuna kadar olan bölgenin 1 /3’ü oranında olmalıdır. Mükemmel bir burun ölçüsünde ise estetikçiler her iki burun kanadı mesafesinin gözlerin birbirine olan mesafesiyle aynı olması gerektiğini belirtiyorlar. Burnun başlangıcından gözün dış kenarına kadar olan mesafe her iki tarafta da aynı olmalı. Dudağa gelince, mükemmel dudak ölçüsü de dudak kıvrımlarının gözbebeğiyle aynı dikey çizgi üzerinde olmasıyla belirleniyor.
"Yüzümüzde yaşla, kilo alıp vermekle değişmeyen sabit anamotik referans noktaları bulunur: Gözümüzün içi, kulağımızın yeri, kaşımızın gelişi, saçlı deriden başlayan ve burna kadar inen mesafe. Yüz o sabit noktalara göre çeşitli bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümlere göre burnun yüzdeki eğimini, uzunluğunu, yüksekliğini hesapladığımız yönteme 'altın oranlar’ diyoruz. Buradan yola çıkarak başarılı bir estetiğin şartı da altın oranlara uyulmasıdır."
Çok çekici ama mükemmel değil
Michel Pfulg, 31 yaşındaki aktrisin profilinde altın orana nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Kulağın üzerine bir pergel yerleştiriliyor ve çeneden başlayarak alına doğru bir çember çiziliyor. Bir cetvel yardımıyla yüz üç kesite ayrılıyor. Birinci sonuç için a kesitindeki (çeneden burun ucuna kadar) rakam, b 1 ve b 2 kesitlerindeki rakamların toplamına bölünüyor (b 1 burundan kaşlara, b2 kaşlardan alın bitimine kadarki alan). İkinci sonuç için bu sonuç b 1+b 2+a’ya bölünür. Her iki sonuç toplanıp 2’ye bölünüyor. İdeal sonuç 0.618’dir. Ama çıkan sonuç Reese Witherspoon’da 0,624’tür.
Yaş olumsuz etkilemiyor
Da Vinci’nin güzellik kodu bir şeye daha işaret ediyor: Michel Pfulg, Julia Roberts’ın yüz ölçülerinde sürpriz bir sonuca ulaştı; "Sanatçının burnu ve ağzı arasındaki mesafe oldukça küçük. Ama bu aralık yaşla birlikte sıkça büyüdüğünden, birkaç yıl içinde ortaya mükemmel bir güzellik çıkabilir." Görüldüğü gibi yaşlanmak her zaman düşünüldüğü kadar olumsuz bir şey değil.
Göbeğini hızla eritmek isteyenler, bol bol yağsız yoğurt yesin! ABD'' de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet uygulayanlara oranla yüzde 22 daha fazla kilo verdikleri ve yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde yüzde 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.
Tennessee Üniversitesi''ndeki araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt yiyenlerin hem ortalama yedi kilo olan zayıflama seviyesinden daha fazla inceldiklerini hem de kaslarını diğerlerinden iki kat fazla koruduklarını belirtti.
Dr. Zemel, kas kütlesini korumanın diyet yapanlarda önemli bir konu olduğunu belirterek, "Önemli olan yağ yakmak, kas değil. Kaslar kalori yakmaya yardımcı oluyor, ancak kilo verirken kas kütlesi de kaybediliyor. Buna en iyi çözüm, kalsiyum ve protein ağırlıklı bir diyet, yani yoğurt" diye konuştu. Araştırma Uluslararası Obezite Dergisi''nin nisan sayısında yayımlanacak. Bu arada Japonya''da yapılan araştırmalar da, yoğurdun nefes kokusunu giderdiğini, diş taşı ve diş eti iltihaplarını doğal yollardan önlediğini ortaya koydu. Altı hafta boyunca günde bir porsiyon yoğurt yiyenlerin yüzde 80''inde, nefes kokusuna yol açan hidrojen sülfit düzeyi azaldı.
Gül yağı cilde canlılık kazandırır ve gergineştirir. Alerjik ciltlere iyi gelir, makyaj temizler, ciltteki doğum lekelerini alır.
Biberiye yağı, sivilceler üzerine sürülebilir, cilde canlılık verir.
Papartya yağı, duyarlı ve problemli ciltlerde yaraları iyileştirici ve cildi besleyici özelliğe sahiptir. Portakal yağı, cildi güzelleştirir ve sıkılaştırır, sivilce ve akneleri kurutur. Tonik olarak kullanılır. Cilt için kullanılırken nemli pamuk ile cilt temizlenir.
Susam Yağı, kuru ciltlere, kirpik ve kaşlara rahatlıkla uygulanır. Cildi besleyici ve güneş ışınlarından koruyucu özellikler taşır. Cilde derinlemesine işler, temizleyicii ve zararlı maddelerden arındırıcı olarak kullanılabilir.
Buğday Yağı, hücre yenileyici, yara, yanık ve diğer cilt problemlerinde, kırışıklıklarda etkili olarak kullanılır. Cilt, güneş ve doğum lekelerini giderir. Fındık Yağı, kuru ve yıpranmış ciltlerde rahatlıkla uygulanır. Doğum öncesi, doğum sonrası cildin esnekliğini sağlamak ve cilt çatlağını önlemek amacıyla masaj yapılarak kullanılabilir. Havuç Yağı, cildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur., hücre yenileyicidir. İçerdiği provitamin A ve lesitin , cilt sertliklerini yumuşatır, cilde renk kazandırır.
Limon yağı, sivilceleri giderir, cildi güzelleştirir, tonik olarak kullanılabilir. Mikrop kırıcı, sıkıştırıcı, sağlamlaştırıcı, gerdirici özelliği vardır ve cildi yağdan arındırır. Masaj yapılarak kullanılır. Nemli bir pamuk yardımıyla cilt temizlenmelidir. Kakao yağı, hamilelik sonrası cilt bozulmalarına karşı faydalıdır. Dudak çatlaması ve ciltte pullanmaya karşı kullanılır.
Kayısı Yağı, yüz temizliğinde kullanılır. Akneleri temizler, cilde canlılık verir. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Şeftali yağı, cilt bakımında peeling yapmak için kullanılabilir.
Vişne Yağı, A ve C vitamini ve potasyum içerdiği için temel yağlarla karıştırıp ovma yöntemiyle cilde uygulanır. Cildi arındırmak için peeling amaçlı kullanılabilir.
Bunun için önce yüz şekillerini bilmeliyiz. Yedi çeşit yüz şekli vardır. Bir yüzü oluşturan yedi şekil aşağıdaki gibidir. Saçımızı kestirmeye karar vermeden önce ne istediğimize karar vermeliyiz. Saçımız mı ön planda olsun, yoksa yüzümüz mü? İşte yüz şekillerine göre ideal saç kesimleri.
Yuvarlak Yüz Dengeli yumuşak bir yüz yapısıdır. Suratta değişiklik yapmaz. Ama yüzünüzün yuvarlaklığından şikayetçi iseniz ve bunu biraz olsun inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Böylece saçınız ön planda olup, yüzünüzün yuvarlaklığı biraz olsun azalaçaktır. Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.
Kare Yüz Kare yüz yapısı da yuvarlak yüz gibi dengelidir. Sertlik ön W plandadır. Kare bir yüze saç kesimi yaparken eğer yüz şeklinizi değiştirmek istemiyorsanız size en uygun olanı yine kare bir kesimdir. Fakat yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak, dengelemek istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz. Bunu yaparken saçınıza yuvarlak bir kesimli kakül ve şakaklarınıza inen saç tutamlan yaptırabilirsiniz.
Dikdörtgen Yüz Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmeyen bir yüz şeklidir. Eğer yüzünüzün biraz kısalması amacı ile kesim düşünüyorsanız çene kemiğini geçmeyecek şekilde kesim yaptırabilirsiniz. Şakak kemiğini örtecek şekilde kesilen kesimler ile dengeli, uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.
Enine Diktörtgen Yüz Bu yüz şeklinde yüzünüzü biraz uzatmak istiyor ve şakak kemiklerinizin ön plana çıkmasını istemiyorsanız uzun saç modelleri ya da saçınızda yukarılara verilecek volümlerle saçınızın biçimini dikdörtgen şeklinde kesimler vasıtası ile yüzünüzü inceltebilir ve yüz yapınızda biraz olsun değişiklikler yapabilirsiniz.
Ters Üçgen Yüz Surat yapısını tamamen değiştirebilen yüz şeklidir. Bu tip yüz şekillerinde daha modern kesimler yapmak mümkündür. Makyaj için ise en elverişli yüz biçimidir. Kişileri çok enerji dolu gösteren bu yüz şekline eğer yüz biçimini değiştirmeden daha bir güçlülük katmak istiyorsanız, saçınızın yanlarını ve enselerini kısa kestirerek, saç tepesine volüm vererek kesilen saç modellerini tercih etmelisiniz. Ama kendinize biraz dengeli, uyumlu ve yumuşak bir yüz ifadesi vermek istiyorsanız tam tersi, enselerde daha çok volümü olan ve saçın tepesine doğru volümü azaltılmış saç modellerini tercih etmelisiniz.
Üçgen Yüz Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Kişileri enerjisi zayıflamış ve yorgun gösterir. Bu tip yüz şekillerinde negatif olan yüz biçimini saçınıza verilecek pozitif enerji ile dengelemeksiniz. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemi-ğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz. Küçük kare kesimler yaptırabilirsiniz.
Baklava Yüz Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kakül-lü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza, kilonuza ya da yüzünüzde nerenin ön planda, nerenin arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.
Dikkat Edilmesi Gerekenler Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmeli, kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız.